iyimi boyle bilgi sitesi

Dünyanın Sürdürülebilir Olması Nasıl Mümkün Hale Getirilebilir?

Dünyanın Sürdürülebilir Olması Nasıl Mümkün Hale Getirilebilir?

dunya-donusumHızla gelişen ve değişen Dünya’nın bir parçası olarak üretmeye ve tüketmeye bağımlı canlılarız. Fakat insanoğlunun dönemimizdeki yaşam tarzının ve davranışlarının geneli tüketmeye odaklanmış durumdadır. Ekolojik ayak izi hesaplamalarıyla yapılan bilimsel araştırmalarda insanların gezegenimizin kendini yenileme kapasitesinden çok daha fazlasını doğadan talep ettiği sonucuna varılmıştır. İnsanların tüketim çılgınlığı içinde yaşamaları 2014 yılı içinde doğanın 1 yılda kullanılabilecek üretim hızını 8 ay gibi kısa sürede tüketmesine sebep olmuştur. Arz talep arasındaki bu uçurumun gittikçe açılması gezegenimizin bu uçuruma hızla sürüklenmesine sebep olmaktadır. Her gün binlerce gazetede, televizyon kanallarında, sosyal alemde “DÜNYA’NIN TÜKENMESİ İÇİN NE KADAR ZAMAN KALDI?” “DOĞAL KAYNAKLAR TÜKENİYOR!” gibi birçok farklı manşetle karşılaşıyoruz. Birçoğumuz bu haberleri, bu bilgilendirmeleri okumasına rağmen ne yapacağını nasıl buna karşı duracağını bilmiyor. İnsanlara bu konuda “Tehlike yaklaşıyor yok olacağız!” tarzı haberlerle değil; ne yapabilecekleri konusunu vurgulayan haberlerle ulaşılması gerekmektedir. Kendi hayatımdan da başlayarak yapabileceğim en önemli değişiklik tüketim hızını en aza indirgemektir. Bu her alanda ihtiyaçtan fazlasını tüketmemekle mümkün olacaktır. Tüm insanlar aslında sadece ihtiyacı olduğunu düşündüğü kadar tüketmektedir ama durumun böyle olmadığı aslında günde kullandığı enerjinin,tükettiği kaynakların yarısıyla bile yaşanabildiğini gösterebilen çalışmalar yapılmalıdır. Durumun birilerinin bize gereksizce tükettiklerimizi ihtiyaç olarak empoze etmesi, bizleri tüketmeye teşvik etmesi gibi basit oyunlar içerisinde olduğumuzu idrak etmemize yardımcı olacak bilgilendirmeler de yapılmalıdır. Bunların hepsi kimsenin sadece anlatmasıyla mümkün olmayacaktır elbette. Her şeyin başında gelen öğrenme, araştırma, okuma aşkı da buna en büyük çözüm olacaktır. Edinilecek her bir bilgi durumun vahametini idrak edebilmek için bizlere yardımcı olacaktır.

dunyanin-surdurulebilirligiGeldiğimiz teknolojik çağdaki birçok gelişmeyle de bu karanlık problemi aydınlatabiliriz. En önemlisi tükenebilir enerji kaynaklarını kullanmak yerine yenilenebilir enerji kaynakları kullanmaktır. Son yılların “Dünya tükeniyor mu?” sorusuyla daha da önemli bir yere sahip olan yenilebilir enerji kaynakları bu konu için en büyük çözüm yollarından biridir. Güneş, rüzgar, jeotermal, hidrolik gibi doğanın dostu olan yenilenebilir enerji kaynakları hem doğayı korumamızı hem de ihtiyaçlarımızı karşılamamızı sağlayacaktır. Bu bilim dalının günden güne kazanacağı önem ve gelişmeyle sonuçlanacak her adım gezegenimizin yaşanabilecek bir yer olarak kalmasına en büyük yardımcı olacaktır. Enerji dönüşümünü sağlayabilecek teknolojik aletlerle kullanabileceğimiz enerjiyi gün içinde harcadığımız enerjiyle sağlayabiliriz. Örneğin çok büyük bir ihtiyacımız saydığımız telefonların şarj edilebilmesi için kullandığımız bisikletin veya ayakkabının hareket enerjisini elektrik enerjisine dönüştürerek bu yolla kullandığımız enerjiyi kendimiz üretebiliriz. Aynı zamanda kullandığımız her malzemenin geri dönüşümünün mümkün olup olmadığını düşünüp hareket etmeliyiz. Kağıtlar, yok olmasının yüz yıllar aldığı plastikler, camlar, piller ve daha bir sürü geri dönüşüm maddesini çöpe atarken bir kez daha düşünmeliyiz. Kullandığımız malzemeleri bir çöplükte yok olmaya terk etmeden önce o çöplükte bulunan zararlı atıkların doğaya vereceği zararı ve doğanın bize vereceği cevabı hesaplamalıyız. Geri dönüştürülebilen maddelere karşı hassas davranıp onların geri dönüşümüne katkıda bulunmalıyız. Bu yolla hem çevre dostu bir yaklaşım takınabilir hem de kaynak kullanımını azaltabiliriz. Çünkü doğa bizim var olabilme sebebimizdir.

bitki-ve-dunyaTeknolojik gelişmelerin yanında her ülkenin de Dünyamızın sürdürülebilirliği konusunda yapması gereken sorumluluklar vardır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na kadar tüm bakanlıkların bu konuyla ilgisi vardır. Çünkü küresel bir problem olan sürdürülebilirlik problemi ancak her alanda alınacak önlemlerle çözüm bulacaktır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Kalkınma Bakanlılığı gibi üretim ve tüketim konusuyla ilgilenen bakanlıklar ortak araştırmalar ve gelişmelerle alabilecekleri her önlem ve bu konudaki gelişmeleri desteklemeleri o ülkenin tüketim zihniyetinden üretim zihniyetine geçmesine en büyük katkıyı sağlayacaktır. Bu bakanlıkların kaynakların doğru ve yeterli kullanımı konusunda yapacakları her çalışma o ülke insanlarını aydınlatacak ve doğru davranmalarını sağlayacaktır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı gibi toplumsal kurumların ise aile planlaması çalışmalarıyla her bir bireyin bilinçli ve doğru büyütülmesine katkıda bulunarak cahil bir neslin değil aklı başında bir neslin gelişimine katkıda bulunmalıdır.

Dünyamızın sürdürülebilirliğinin en büyük destekçisi doğayı düşünerek hareket etmek ve tüketim çılgınlığını yok etmektir. Bunların gerçekleşmesi ise ancak bilimle, zekayla, teknolojiyle izlenecek bir yolda yürümekten geçer.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.