iyimi boyle bilgi sitesi

Jean Martin Charcot Kimdir

Jean Martin Charcot Kimdir

Nöroloji  alanında yaptığı çalışmalarla nörolojinin babası olarak bilinen Charcot, MS’den ALS’ ye birçok hastalığın belirlenmesi ve tanımlanmasını sağlayarak adını tıp dünyasına altın harflerle yazdırdı. Charcot, henüz nörolojinin ayrı bir uzmanlık alanı olarak kabul edilmediği bir dönemde, 1825 yılında Paris’te dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren görsel belleği çok güçlü olan Charcot, bu özelliğini resim yeteneğiyle birleştirmiş geleceği parlak bir çocuktu. Araba yapım ustası olan babası Simon Pierre Charcot, tüm çocuklarını okutacak maddi güce sahip olmadığı için okulda en başarılı olan oğlunun eğitimine devam etmesine karar verdi. Bunun üzerine Charcot ve kardeşleri kendi aralarında adeta yarış içerisine girdiler. Eğitim hayatı boyunca çalışkanlığı ve zekasıyla dikkat çeken Charcot, kardeşlerinin önüne geçerek kendisi için büyük bir fırsat olan Paris Üniversitesi Tıp Fakültesine girmeye hak kazandı.
Jean Martin Charcot1848’de henüz 23 yaşındayken tıp fakültesini iyi derecelerle bitiren Charcot, Salpetriere Hastanesi’nde yardımcı asistan olarak göreve başladı. Charcot’un nöroloji alanına yoğunlaşmasının temelinde o sıralar Paris Hastanelerinde nörolojik olguları inceleyen ve çizgili kasların elektriksel uyaranlarla araştırılması üzerine çalışmalarda bulunan Duchenne’nin etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Duchenne’nin destekleriyle Salpetriere’de nöroloji bölümünün başına getirildi. İlk işi küçük çaplı bir patoloji laboratuvarı kurmak  olan Charcot, zamanla alanının önde gelen isimlerinden oldu. 1603 yılında kurulan Salpetriere Hastanesi 18.yüzyılda akıl hastalarının bazen uzun yıllar yatırıldığı bir depo hastanesi olarak  kullanılıyordu. Charcot göreve başladığında hastanede nöroz ve epilepsi hastaları da dahil beş bine yakın hasta kalıyordu. Charcot, nörolojide çığır açarak araştırmalar için bu sayıdaki hastadan yararlanarak nöropatoloji temelli sağlam bir klinik nörolojisi organizasyonu kurdu. Charcot’un araştırmaları ve üstün çalışmaları sonucunda Salpetriere bir düşkünler yurdu imajından sıyrıldı. Dönemin en gelişmiş nöropatoloji laboratuvarına ve sinir sistemi hastalıklarına ilişkin sayısız materyalin sergilendiği patoloji müzesine sahip bir merkeze dönüşerek gelecek araştırmalar için örnek teşkil eden bir yapıya büründü.

Bu gelişmeler, 9 yıl boyunca Rayer ile patoloji alanında çalışan Charcot’un tıp alanında adından söz ettirecek bir kişi olma yolunda azimle ilerlediğinin de bir göstergesi oldu. Tıbbın birçok dalında çalışmalar yürüten Charcot; kalp, akciğer, böbrek hastaları ve romatizma gibi farklı alanlarda patolojik araştırmalar yaparak çeşitli yayınlar çıkardı.
Charcot, 1870-1890 yılları arasını kapsayan 20 yıllık sürede bir klinik araştırmacının ötesine geçerek nöroloji dünyasının tanınmış ve saygıdeğer ünlü bir nöroloji hocası oldu. Verdiği dersler dünyanın tanınmış bilim adamları tarafından ilgiyle takip edilen biri olmuştu.Noroloji-bilimadamlari
1882 yılında Salpetriere’de nöroloji alanında profesörlük unvanını ilk kez almaya hak kazanan Charcot; bu alanda Marie, Babinski, Sougues, Marinesco, Behterev ve Colin gibi  birçok ünlü bilim adamının da yetişmesine katkıda bulundu. Fransızca dışında İngilizce, Almanca, İspanyolca ve İtalyanca dili bilen Charcot, o dönem Fransa’nın bilim, sanat ve politika dünyasının önde gelen isimleri arasında önemli bir yer edindi.
Charcot’un Salpetriere’de kurduğu nöroloji kliniğinde düzenli olarak hasta ziyaretleri başlayarak nörolojik muayene yöntemlerinde standartlar sağlandı. Bugün nörolojik muayenin ayrılmaz parçası olan oftalmoskopi(göz dibi incelemesi) ilk kez Charcot tarafından rutin uygulamalar arasında değerlendirildi. Modern nörolojinin atası olan nöropatoloji, nörooftalmoloji ve klinik psikolojiyi  ayrı üniteler halinde kuran Charcot, gelecekteki çalışmalarıyla adlarından sıkça söz ettirecek olan öğrencilerinden Parinaud’u oftalmoloji bölümünün başına getirdi. Yine iyi bir öğrencisi olan Janet’i ise klinik psikoloji bölümünün başına getirdi.
1868’de çok zengin bir kadın olan Madam Durvis ile evlenen Charcot, bir yandan bilimsel çalışmalarına devam edip tıp dünyasında iz bırakan araştırmalara imza atarken, bir yandan da eşi ve iki çocuğuyla düzenli bir aile hayatı sürdürdü. Charcot, bir tatil gezisindeyken akciğer ödemi sonucu 16 Ağustos 1893 tarihinde (68 yaşında) hayatını kaybetti. Yaptığı araştırmalar ve insan sağlığına katkılarıyla tıp tarihine adını altın harflerle yazdıran bilimin prensi Charcot, tıp dünyasının ölümsüz hekimlerinden birisi oldu.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.