iyimi boyle bilgi sitesi

Kahvenin İlginç Öyküsü

Kahvenin İlginç Öyküsü

Yorgun olduğumuzda bir kahve içer kendimize geliriz. Peki bu mucizevi içeceği kim buldu. Kahvenin öyküsü nedir. Kahve nasıl hayatımıza girdi. Bu konuda sizlerle bilgi alışverişi yapacağız. Kahvenin öyküsü Habeşistan’da başlar. Rivayete göre keçi sürülerini gütmekte olan bir çoban, keçilerin garip bir ağacın meyvesini yedikten sonra daha canlı ve hareketli olduklarını görür. Bunun üzerine bu durumu dervişleri Şazili’ye bildirir. Bu ağacın suyunu kaynatıp içen Şazili kendisi de aynı canlılığı duymuş ve kahvenin enerji verici ve dinlendirici bir özelliği olduğunu keşfeder. Kahve ağacının meyvelerinin bugünkü anlamda bir içecek haline dönüşmesi ilk kez Yemen’de olmuştur. İlk defa sofiler kahve içmişler, ibadet ve zikir esnasında akşamları uyanık kalabilmek için kahve içerlermiş. Kahvenin isminin nereden geldiği konusunda ise gelirsek. Bu konuda 2 rivayet var. Arapça “kahva”dan geliyor diyenler var. Akla en yakın olan seçenek ise Habeşistan’da kahve yetişen bölge olan Kaffa’nın adından esinlenilmiş olmasıdır. Kahve, rayiha; yani koku anlamına gelmektedir. Kahvenin ilk vatanı olarak Yemen bilinir. Fakat ilk kahve Yemen’e, Habeşistan’dan gelmiştir. Kahve, milattan sonra 1000 yıllarında Habeşistan’daki fidan boyundaki yeşil ağaçların meyvesi olarak bilinmekteydi. O tarihlerde kahve, karın doyurucu bir madde olarak hamura karıştırılıp ekmekle kullanılırdı. Bu şekilde kullanımı 500 yıl sürdü. Horasan’ın Rey şehrinde doğan (1450-1525) yılları arasında yaşayan Türk asıllı Ebubekir’in Arapça yazdığı tıp kitabında 1420 yılında kahve kullanıldığını oradan Aden’e gönderildiğini belirtmektedir.

Ahmet Raşit’in Yemen ve San’a Tarihi adlı kitabında kahveyi Habeşistan’dan Yemen’e getiren kişinin Özdemir Paşa olduğu ve orada üretilerek “Yemen Kahvesi” diye ün yaptığı kayıtlıdır. Kahve o zaman ki Osmanlı sınırları içinde bulunan Kahire, Şam ve Halep’ten sonra İstanbul’a geldi. Kanuni Sultan Süleyman zamanında İstanbul’a gelen kahve, tadına hayran kalan Kanuni sayesinde kısa sürede Osmanlı sınırları içinde yayılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun Viyana seferi sırasında yanında çok miktarda kahve çuvalı götürdüğü söylenir. Viyana kuşatmasında mağlup olan Osmanlı geri çekilirken bu kahve çuvallarını geride bırakmak zorunda kalmış. Bu kahve çuvallarını gören Avrupa, bunların ne olduğunu başlangıçta çözememiş ama zamanla bunun bir içecek olarak tüketildiğini öğrenmişlerdir. Osmanlı sayesinde Avrupa kahve ile tanışmıştır. Sonrasında kahve, Osmanlı tacirleri tarafından Avrupa ülkeleri arasında ilk İtalya’ya götürülmüş, ama Papa Clement içilebilir diye fetva verene kadar yayılmamıştır. İstanbul’dan yaklaşık 90 yıl kadar sonra 1645 yılında ilk kez Avrupa’da kahve dükkanı açılmıştır. Daha sonra Viyanalılar ona köpüklü süt ve şeker katarak kendi usullerini geliştirmişlerdir.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.