iyimi boyle bilgi sitesi

Osmanlı Ordusunun Fedaileri Olan Deliler Birliği Nedir

Osmanlı Ordusunun Fedaileri Olan Deliler Birliği Nedir

Deliler birliği, Osmanlı kara ordusunda görevli bir askeri birliğin ismidir. Deli adı verilen süvarilerden oluşan bu güçlü birlik, savaşlarda üstün cesaret göstermeleri ve farklı giyinme şekilleri sebebiyle deli ismi verilmiştir. Deli kelimesi mecnun anlamında değil, cesur ve korkusuz anlamında kullanılmıştır. Öyle ki, savaş meydanında kolu kopan bir deli, kolunu kıyafetine sıkıştırıp kalan tek eliyle düşmana saldırmaya devam ederdi. Ölene kadar düşmana saldırmaya devam ederlerdi, savunma onların işi değildi.

Deliler’in en önemli görevi düşmanın moralini ve psikolojisini bozmaktı. Kendilerini gören düşmanlar daha en olduklarını anlamaya çalışırken, donuk kaldıkları için, delinin ilk darbeyi indirmesiyle hayatları orada sona ererdi.

Deliler, yalnızca yiğitlik, cesaret ve korkusuz mücadeleleriyle değil, giyimleri, savaş tarzları ve üstlendikleri misyonla da Türk askeri tarihinin en ilginç ve en korkunç görünümlü askeri yapılandan biridir. Deliler birliği 15. yüzyılın sonlarından itibaren ortaya çıkan çılgın bir birlik olarak karşımızda durmaktadır.

Deliler grubun Osmanlı tarihinde savaş yeteneklerini sergilediği ilk muharebe, 1444 yılında Papalık önderliğindeki Haçlılara karşı yapılan Varna Savaşıdır. Bu tarihten itibaren Osmanlı tarihinde iyice yer edinen “Deliller” birer bölük halinde beylerin çevresindeki muhafız birlikler olma sürecine evrildi, sonraları ise sayılarının artması üzerine korkunç bir savaş unsuru haline dönüştü.

II. Mahmud döneminde yapılan reformlar ile beraber merkeziyetçi politikanın gereği 1829 yılında bu efsanevi deli birliği lağvedilerek tarihteki yerini tamamlamıştır.

Delilerin Özellikleri

Osmanlı Ordusu Deliler Birliği1- Bazı tarihçiler tarafından gönüllü serhat kulu olarak görülen Deliler, 19. yüzyıla kadar önemli bir savaş unsuru olarak hizmet verdi.

2– Deliler uzun boylu ve kaslı askerlerdir. Boyları 2 metre civarında olan deliler, ürkütücü görünümleriyle düşmanların korkulu kabusu olmuştur.

3– Efsanevi kıyafetler giyerler. Bazı deliler kartal kanatı, bazıları ise ayı postu giyerlerdi. Hatta bir söylenişe göre, bazı deliler kartal kanatlarını sırtlarına dikerlerdi. Kılıçlarının kını ise yine derileriydi.

4– Sarık ve miğfer gibi askerin mutlaka kullanması gereken koruma giysilerinin yerine başlarına her yeri renkli ve her yeri garip tüylerle kaplı kalpaklar kullanırlardı.

5– Cesaretin doruklarında gezen Deliler, sadece mızrak ve kılıç taşıyorlardı.

6– Deliler, savunmayı hiç önemsemeden sadece hücumu düşünüyorlardı. Gelen darbelerden kendilerini korumak için ne cebeleri, ne de bacak zırhları vardı, mahmuzları ise pırıl pırıl parlardı.

7– Savaş olmadığı dönemlerde sürekli savaş taktikleri ve vücut çalışmaları yaparlardı.

8– Deliler iyi eğitimli askerlerdir. Deliler yabancı dil bilirler ve savaş olmadığı dönemlerde düşman topraklarında ajanlık faaliyetleri yürütürlerdi.

9– Deli olmak isteyen gençler öncelikle “zobu” adı verilen ağalardan birine verilip yetiştirilirdi. Bu süreçte ocağın usulünü, kaidelerini ve deli olmanın incelikleri öğretilirdi.

10– Deliler, devlete hizmet edeceğine ve hiçbir kavgadan dönmeyeceğine dair cesurca sözler verirdi.

11– Serhat kulu olan Deliler, sınırlarda düşman tecavüzlerini, akınları önler ve karşı akınlar düzenleyerek bir nevi akıncı misyonu da üstlenirlerdi.

12– Deliler, para ve mülkiyetten ziyade padişaha gönül bağıyla bağlı bir oluşumdu.

13– Deli olmaya hak kazanan askere tören düzenlenir ve törende deli kalpağı giydirilir ve “ağa çırağı” olarak deftere kaydedilirdi.

14– Deli gençler zamanla rütbe alır ve yükselirdi.

15- Deli birliğinde verilen sözler hayati öneme sahiptir. Verdiği sözü tutamayan deliler, perişan edilir, görevden alınır, keçe külahı giydirilir ve rezil edilene kadar teşhir edildikten sonra ocaktan kovulurdu.

16– Deliler, bindikleri atları, kendileri kadar dehşet verici hale getirilip, başından kuyruklarına kadar devasa hayvan derileriyle kaplardı. Bu Deli atların kuyrukları ise parlak ve dikkat çekici renkler ile boyanırdı.

17– Deliler, Hz. Ömer’e gönülden bağlılardı. Bu sebeple “Kalpaklarımız Emirü’l-mü’minün Hz. Ömer’in çizmesinin koncuğudur, ocağımız müşarünileyh efendimize mensuptur.” cümlesi, dillerinden düşmeyen bir duaya dönüşmüştü.

18– Delilerin, yakın savaşta en büyük silahları “Osmanlı Tokatı”ydı. Bir rivayete göre Osmanlı tokadının mucidi görülen Deliler, ellerini kuvvetlendirmek adına mermerleri tokatlayarak ellerini güçlendirirlerdi. Savaş sırasında tokat atarak at devirdikleri ve düşmanı öldürdükleri ise çeşitli kaynaklarda ifade edilmektedir.

19– Deliler silah olarak eğri pala, kalkan, mızrak ve bozdoğan taşırlardı.

20– Deliler, başlarına pars ya da benekli sırtlan derisinden yapılmış tüylü bir miğfer giyerlerdi. Ayaklarına ise “serhatlik” denen sivri burunlu mahmuzlu bir çizme giyerlerdi.

21–  60’ar kişilik “bayrak” adı verilen ocaklara ayrılmışlar, seferlerde “Delibaşı” adı verilen komutanları tarafından yönetilmişlerdir.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.